|
PAM-GLOBAL® boruları niteliklerinden hiçbir şey kaybetmeden sonsuz defa %100 geri dönüştürülebilir
 PAM-GLOBAL ® pik döküm boruları, hurda demir kullanılarak üretilir, böylece doğal kaynakların korunmasına yardımcı olur. Plastik malzemelerin aksine, pik döküm ömrünü tamamladığında, çevreye zarar vermeyen süreçlerden geçerek eksiksiz ve sistematik bir biçimde geri dönüştürülebilir.
PAM-GLOBAL® boru sistemleri niteliklerinden hiçbir şey kaybetmeden geri dönüşüme tabi tutulabilir, böylece aynı görevi görecek şekilde yeniden üretime sokulabilirler. Başka bir deyişle, bir boru, yine boru haline getirilecek şekilde yeniden kazanılabilmektedir.
Bütün bunların ötesinde, mekanik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, PAM-GLOBAL® pik döküm boru sistemlerinin dayanım ömrü, plastik bazlı ürünlerin en az iki katına çıkabilmektedir.
Hiçbir şey ziyan olmaz; her şey geri kazanılır
PAM-GLOBAL® pik döküm atık su boruları, takılıp çıkarılabilen bileşenlerden oluşan modüler ürün yelpazesi ilkesine dayanmaktadır. Mekanik montaj geri alınabilir. Fikrinizi şimdi ya da daha sonra değiştirebilirsiniz. Boru sistemleri demonte edildiğinde veya tümden değiştirildiğinde, bu bileşenler başka yerlerde tekrar kullanılabilir, böylece atık oluşumu azaltılır.
Yeşil Binalar İçin Doğru Seçim
Yeşil bina sertifikası almak için gereken kriterlerden birisi de "çevreci malzeme seçimi"dir. Uzun ömürlü, %100 geri dönüşümlü ve çevre dostu PAM-GLOBAL® pik döküm boru sistemleri, bu kriter çerçevesinde yeşil binalar için vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir.
Ürün Çevre Bildirgesi
Saint-Gobain PAM, müşterilerin daha bilinçli bir tercih yapabilmeleri için, 2006 yılında atık su ve yağmur suyu ürünlerini kapsayan, güncelleştirilmiş Ürün Çevre Bildirge’sini (FDES: Fiche de Déclaration Environnementale et Sanitaire) yayınladı.
Dünya çapında uyumlaştırma çalışmalarına duyulan ihtiyaca yanıt veren uluslararası ISO 21930 standardı, yapı ürünlerinin çevre bildirgelerinde yer alması gereken ilke ve koşulları sağlamaktadır. ISO 21930 standardı ürünlerin “beşikten mezara” bütün yaşam döngüsünü analize tabi tutar.
Fransız standardı daha da zorlayıcı şartlar içerdiğinden, NF P 01 010 standardında ISO 21930 modelinin kullanılması uygun görüldü, yani ürünün “beşikten mezara” bütün yaşam döngüsünün ve fonksiyonel bir birimle ifade edilen enerji tüketiminin objektif analizi. (Bu fonksiyonel birim, 4 katlı bir binanın boru sistemlerinin 1 yıllık süre zarfında atık su ve yağmur suyu toplayıp boşaltabilmesi için gereken tüm bileşenler göz önünde bulundurularak 1 ml’ye oranlanmıştır.)
Sayılarla PAM-GLOBAL® boru sistemlerinin enerji tüketimi:
Fazla enerji tüketimine yol açtığı düşünülen dökme demirin üretim aşamasında sarf ettiği enerji miktarı aslında şu kadardır (değerler Fransa’yı temel almaktadır):
1,94 Mj toplam birincil enerji / FB (Fonksiyonel Birim) Bir hatırlatma: 65 m2’lik bir dairede yaşayan üç kişilik bir ailenin yıllık enerji tüketimi = Birincil Enerji = 62.382,5 Mj
118 g CO2 / FB = Avrupa Birliği’nin yeni motorlu araçlar için öngördüğü emisyon hedefi.
Tüm kaynaklardan toplam 10 litre su / FB Gelişmiş ülkelerde kişi başı günlük ortalama su sarfiyatı = 150 litre Dökme demir boru üretiminde kullanılan suyun büyük çoğunluğu soğutma sürecinde kullanılmakta olup, herhangi bir işlemden geçirilmeye gerek duymaksızın çevreye geri bırakılır.
Sorumlu üretici çevreyi korur, çalışanlarının sağlığını gözetir.
 Saint-Gobain için, üretim tesislerinin yürürlükteki yasa ve yönetmeliklerle tam uyum içinde olması, sürdürülebilir gelişim faaliyetlerinin sadece başlangıcıdır. Metalurji endüstrisindeki tesislerde, ciddi kaza riskinin bilhassa yüksek olması sebebiyle, daha ihtiyatlı ve talimatlara daha sıkı sıkıya bağlı olunmalıdır.
Avrupa’daki dökme demir üretim tesisleri bir Çevre Yönetim Sistemi oluşturmuşlardır. Benimsenen bu kapsamlı yaklaşım sonucunda İngiltere’deki Telford tesisi 2004, Fransa’daki Bayard tesisi ise 2006 yılında ISO 14001 ile sertifikalanmıştır. Yapı ürünleri üretiminde dünya lideri olan Saint-Gobain, çevre koruma ve enerji tasarrufu gerekliliklerine uy gun olarak yenilikçi çözümler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ürünlerin tümü çevre sorunlarının hafifletilmesi ve yapıların enerji
 tasarrufunun artırılmasına yönelik bir biçimde tasarlanmıştır.
Saint-Gobain Şirketler Grubu, çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini korumaya ve üretim süreçlerinin çevreye vereceği zararları önlemeye ciddiyetle eğilmektedir. Kendini duyarlı ve sürdürülebilir gelişmeye adamış olan Saint-Gobain 2003 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Paktı Global Compact’e katılmasının ardın dan Pakt’ın 10 prensibini stratejilerinin ve gündelik faaliyetlerinin bir parçası olarak hayata geçirmiştir. |